Yankı Medya
Uşak Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Uygulama Gazetesi
Bir okulda MEB müfettişlerinin öğrencilere “Din dersi” ve Cumhurbaşkanı ile ilgili sorular yönelttiği iddialarına tepki gösteren İzmir Barosu, uygulamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti; laik, ve bilimsel eğitim için mücadele vurgusu yaptı.
İzmir –MEB müfettişlerinin bazı öğrencilere “Din dersi” ve Cumhurbaşkanıyla ilgili sorular yönelttiği iddialara tepki gösteren İzmir Barosu, ‘Okullardaki ideolojik dayatmalara ve kamusal eğitimi dinselleştirme’ girişimlerine karşı yazılı açıklama yaptı.
İzmir Barosu; 20 Şubat 2026 günü İzmir’de bir okulda Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerince öğrencilerin rızaları dışında, öğretmenlerinden ve ailelerinden de izin alınmaksızın, dokuz yaşındaki ilkokul öğrencilerinden başlayarak lise öğrencilerine kadar her sınıftan ikişer öğrencinin seçildiği, kimlik numaralarının ve imzalarının da alınarak ‘din derslerinde ne işleniyor’ ve ‘Cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu’ gibi siyasi içerikli sorularla ‘sorguya’ çekildikleri bilgisinin kendilerine ulaştığını belirtti.
Açıklamada, “Çocuklar soyut düşünme becerilerinin gelişmediği bir dönemde zihin karışıklığına ve korkulara yol açabilecek, sağlıklı gelişimlerine engel olabilecek şekilde, hiçbir yasal dayanağı olmadan, çocukların dinlenilmesine yönelik kurallar uygulanmaksızın, sistem dışı ve bilimsel olmayan yöntemlerle ‘sorgu’ ya çekilmiş ve suç işlenmiştir. Gerçekleştirilen eylemin Anayasa ve yasaların ihlal edilerek ideolojik bir operasyon olduğu ve görevin kötüye kullanılması suçunu işaret ettiği açıktır” ifadeleri kullanıldı.
Çocukların uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınmış olan ayrımcılığa uğramama, inanç ve düşünce özgürlüğü, eşitlik, laiklik ve gelişim hakkı başta olmak üzere yüksek yararlarının ihlal edildiği belirtilen açıklamada “Anayasanın başlangıç kısmında lâiklik ilkesinin gereği olarak din duygularının devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı yer almaktadır. Son zamanlarda ayrımcılık yasağına, Anayasanın başlangıç kısmında yer alan ilkelere, eşitlik, din ve vicdan hürriyeti ilkelerine, Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitiminin temel kanunu olan ve Anayasanın 174. maddesiyle koruma altına alınmış cumhuriyet devriminin en önemli kazanımlarından ‘Tevhid-i Tedrisat Kanununa’ açık bir şekilde aykırılık oluşturan gelişmeler hız kazanmıştır” denildi.
Açıklamada kamusal bir hak olan eğitimin amaçlarından birinin tüm eşitsizlikleri ortadan kaldırarak inanç ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almak olmasına rağmen ‘milli eğitimde’ tek bir dinin ibadet ve uygulamalarını merkeze alan etkinliklerin hayata geçirildiği ve devletin inançlar karşısındaki tarafsızlığının ortadan kaldırıldığı ifade edildi.
Açıklamada son olarak “Okul kapıları cemaat ve tarikat yapılarının etkisine açılarak laik ve bilimsel eğitim anlayışından sistemsel bir şekilde uzaklaşılmakta, toplumun inançlar ve kimlikler bakımından çokluğu ve çeşitliliği yok sayılmaktadır. Hiçbir kimse veya organ, dayanağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz. Konuyla ilgili olarak yetkilileri derhal harekete geçmeye davet ediyor ve İzmir Barosu olarak laik, demokratik, bilimsel ve çağdaş eğitimi yok etmeye yönelik her türlü girişime karşı hukuk mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha duyuruyoruz” denildi.
26.02.2026 17:47
İzmir Barosu: Laik ve bilimsel eğitim için mücadele edeceğiz- Evrensel