Resimden müziğe kadar farklı alanları kapsayan sanat terapisi, özellikle travma, anksiyete ve depresyon gibi durumlarda destekleyici bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Sanatın iyileştirici gücü, son yıllarda sağlık alanında giderek daha fazla dikkat çekiyor. Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan Klinik Psikolog Beyza Selvi, sanat terapisinin bireyin duygularını sözlü olarak ifade etmekte zorlandığı anlarda, sanat aracılığıyla kendini ortaya koymasına imkân tanıyan bir psikoterapi yöntemi olduğunu belirtti. Selvi, bu yöntemin resim, müzik, heykel, yazı, drama ve hareket gibi pek çok farklı sanat dalını kapsadığını söyledi.

Sanat terapisinin aynı zamanda bir keşif süreci olduğunu vurgulayan Selvi, bireyin duygularını tanıdığı, somutlaştırdığı ve çoğu zaman ifade edemediği içsel deneyimlerini görünür kıldığı bir alan sunduğunu dile getirdi. Birçok duygunun sanat yoluyla “elle tutulur ve gözle görülür” bir forma dönüştüğünü ifade eden Selvi, bu yöntemin özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında travma yaşayan bireylerle yapılan çalışmalarla sistematik bir hale geldiğini aktardı. Ayrıca sanat terapisinin beynin hem duygusal hem de bilişsel bölgelerini aynı anda aktive ettiğini belirtti. Selvi, kişinin bastırdığı ya da farkında olmadığı duygularla temas kurduğunu vurgulayarak, duyguların özünde olumlu ya da olumsuz olmadığını, asıl belirleyici olanın bu duyguların nasıl ifade edildiği ve hayata nasıl yansıtıldığı olduğunu ifade etti.

‘DUYGULARA ALAN AÇAR’

Sanat terapisinin depresyon, anksiyete, travma, bağımlılık ve psikotik bozukluklar gibi pek çok alanda etkili bir psikoterapi yöntemi olduğuna dikkat çeken Selvi, kronik hastalığı bulunan bireylerde ise hastalığa bağlı duyguların ifade edilmesine alan açtığını söyledi. Özellikle kanser ve Parkinson gibi durumlarda kaygı, belirsizlik ve kontrol kaybı hissini azaltmada önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Her yaş grubuna uygulanabildiğini ifade eden Selvi, ağır psikiyatrik vakalarda sanat terapisinin psikoterapi ve gerektiğinde medikal tedavi ile birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Sanat terapisinin doğru uygulanmaması durumunda bazı riskler barındırabileceğine de değinen Selvi, özellikle geçmiş yaşantılara ait zorlayıcı ya da travmatik içeriklerin kontrolsüz biçimde ortaya çıkmasının kişide yoğun duygusal yük oluşturabileceği uyarısında bulundu.

12.04.2026 – 22:50

Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/ruh-sagliginda-yeni-bir-donem-sanatin-sessiz-gucu-2494440

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir