Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Nefroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Demet Alaygut, çocukluk çağı hipertansiyonunun son yıllarda belirgin şekilde arttığını belirterek, obezite ve hareketsiz yaşamın en önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.

17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Alaygut, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 1,3 milyar kişinin hipertansiyon ile yaşadığını ve bu sayının her geçen yıl arttığını ifade etti.

“Hipertansiyon sessiz ilerleyebiliyor”

Hipertansiyonun “sessiz katil” olarak tanımlandığını belirten Alaygut, birçok kişinin tansiyonunun yüksek olduğunu ancak kalp krizi, inme ya da böbrek hastalığı geliştiğinde öğrendiğini söyledi.

Bazı hastalarda baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı ve burun kanaması gibi belirtiler görülebileceğini aktaran Alaygut, çoğu zaman hiçbir belirti olmayabileceğine dikkat çekerek düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını vurguladı.

“Çocuklarda hipertansiyon daha erken yaşta görülüyor”

Türkiye’de hipertansiyon sıklığının giderek arttığını belirten Alaygut, özellikle obezite, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve yüksek tuz tüketimi nedeniyle hastalığın artık daha genç yaş gruplarında da görüldüğünü kaydetti.

Çocukluk çağı hipertansiyonundaki artışın dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade eden Alaygut, genetik yatkınlığın yanı sıra modern yaşam alışkanlıklarının da önemli rol oynadığını söyledi.

Alaygut, “Özellikle aşırı tuz tüketimi, obezite, fiziksel hareketsizlik, düzensiz uyku ve sağlıksız beslenme tansiyon yüksekliğini belirgin şekilde artırmaktadır” dedi.

Hazır gıdalar ve ekran süresi riski büyütüyor

Obezite ile hipertansiyon arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirten Alaygut, fazla kilonun damar yapısını bozduğunu ve kalbin daha fazla çalışmasına neden olduğunu ifade etti.

Yüksek kalorili hazır gıdaların tüketiminin artması ve günlük fiziksel aktivitenin azalması nedeniyle hipertansiyonun daha erken yaşlarda görüldüğünü belirten Alaygut, çocukların ekran başında daha fazla vakit geçirmesinin ve açık hava aktivitelerinin azalmasının tabloyu ağırlaştırdığını söyledi.

Türkiye’nin dünyada tuz tüketiminin en yüksek olduğu ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Alaygut, Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını önerdiğini hatırlattı.

“Çocuklarda tansiyon ölçümü ihmal edilmemeli”

Tedavi edilmeyen hipertansiyonun kalp, böbrek, beyin ve damar sistemi üzerinde ciddi hasarlara yol açabileceğini belirten Alaygut, çocuklarda uzun dönemde kalp kasında kalınlaşma ve erken yaşta kardiyovasküler hastalık riskinin ortaya çıkabileceğini söyledi.

Çocuklarda tansiyon ölçümünün 3 yaşından itibaren rutin kontrollerin bir parçası olması gerektiğini belirten Alaygut, prematüre doğum öyküsü, böbrek hastalığı, obezite veya kalp hastalığı bulunan çocuklarda daha erken yaşlarda tansiyon takibi yapılmasının önemli olduğunu ifade etti.

Sağlıklı yaşam vurgusu

Hipertansiyondan korunmanın temelinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yer aldığını söyleyen Alaygut, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, sağlıklı beslenme ve ekran süresinin sınırlandırılmasının büyük önem taşıdığını belirtti.

Çocuklarda hipertansiyonun erişkinlere göre daha sinsi seyrettiğini ifade eden Alaygut, “Baş ağrısı, halsizlik, dikkat azalması, çabuk yorulma ve görme bulanıklığı gibi belirtiler görülebilse de birçok çocukta hiçbir belirti olmayabilir. Bu nedenle rutin çocuk hekimliği kontrollerinde tansiyon ölçümü ihmal edilmemelidir” dedi.

Haber Giriş:17.05.2026 – 14:10

Kaynak:https://www.haberturk.com/hareketsiz-yasam-ve-obezite-cocuklarda-hipertansiyonu-artiriyor-haberler-3885274

One thought on “Hareketsiz yaşam ve obezite çocuklarda hipertansiyonu artırıyor”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir