Tezcan Karakuş Candan’ın hazırladığı, İbrahim Karaoğlu’nun küratörlüğünü üstlendiği sergi; Köy Enstitülerini bir eğitim modelinin ötesinde, kolektif hafıza, üretim ve aydınlanma pratiği olarak yeniden ele alıyor.Sanatçı ve eski TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’ın hazırladığı “Unutulmaz Gelecek: Köy Enstitüleri” sergisi, dün Nurol Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü İbrahim Karaoğlu’nun üstlendiği sergi, Türkiye’nin eğitim tarihinin en özgün deneyimlerinden biri olan Köy Enstitüleri’ni merkezine alıyor. “Karanlığın ortasında emekle birbirine bağlanan aydınlanmanın yıldızları” olarak tanımlanan 21 Köy Enstitüsü, bu çalışmada yalnızca bir eğitim modeli değil; aynı zamanda bir hafıza haritası, bir direniş ve üretim biçimi olarak yeniden yorumlanıyor. Hafızanın Deriye İşlenen İzleri: Unutulmak İstenen Geçmişin Sanatsal YolculuğuCandan’ın eserlerinde, unutulmak istenen bir geçmişin izleri dikkat çekici bir malzemeyle, deri üzerine nakşedilerek günümüze taşınıyor. Bu tercih, hafızanın hem kırılgan hem de kalıcı doğasına işaret ediyor. Sergi metninde ifade edildiği gibi, “Unutturulmak istenen belleğin, deri üzerine nakşedilmiş göçüdür bu.” Sergi, 9 Mayıs’a kadar ilgililerinin ziyaretine açık kalacak. ( KARDEŞ HABER) GÖRSEL VE KAYNAK: https://basinmedya.com/2026/04/29/unutulmaz-gelecek-koy-enstitulerine-sanatsal-bir-bakis/ Yazı gezinmesi Bireysel Hareket Edildiğinde Yalnız Kalınıyor