Haber Yayın Tarihi: 29.04.2026 14:56

Bağımsız tiyatrolar kapanma riskiyle karşı karşıya kalırken, sanatçılar mesleklerini sürdürebilmek için ek işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Taleplerinin ortak olduğunu belirten emekçiler, 1 Mayıs’ta seslerini duyurmak için alanlara çıkacak.

1 Mayıs’ı Türkiye’de yaşayan sanat emekçileri büyük zorluklarla karşılıyor. Bağımsız tiyatrolar kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, bağımsız sanatçılar mesleklerini sürdürebilmek için birden fazla işte çalışmak zorunda kalıyor. Gazetemize konuşan sanatçılar, taleplerinin ortak olduğunu ve örgütlenme ihtiyacının arttığını belirterek “Bireysel hareket ettiğimizde yalnız kalıyoruz” dedi.

Multidisipliner sanatçı Zeynep, güvencesizlik ve geleceksizlikle karşı karşıya olduklarını söylüyor. 1 Mayıs’ı bir mücadele günü olarak gördüğünü dile getiren Zeynep, “1 Mayıs, işçi sınıfının 8 saatlik iş günü ve insanca yaşam talebiyle sokaklara çıktığı gün. Sanat emekçilerinin talepleri de bundan bağımsız değil” ifadelerini kullanıyor. Sanatın “tutku işi” olarak görülmesinin sömürüyü meşrulaştırdığına dikkat çeken Zeynep, “Türkiye’de ekonomik kriz, hayat pahalılığı, sansür, baskı ortamı, sahnelerin kapanması, bütçe kalemlerinin azalması ve bağımsız üretimin zorlaşması sanatı doğrudan etkiliyor. 1 Mayıs’ta alanlarda olmak yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı değil; sansür politikalarına karşı da güçlü bir duruş göstermeliyiz” diye konuştu.

Ortak Talepler İçin Dayanışma

Tiyatro sanatçısı Gizem, 1 Mayıs’a sanat emekçilerinin emeğini daha görünür kılmak için katılacağını belirterek, “Ürettiğimiz her şeyin arkasında uzun saatler, fiziksel ve zihinsel yoğunluk ile kolektif bir süreç var. Bunun görünür olması, sanat emekçilerinin örgütlü ve dayanışma içinde olmasıyla mümkün” dedi. Dağınık ve bireysel hareket ettiklerinde yalnız kaldıklarını vurgulayan Gizem, “Taleplerimiz ortak: Güvenceli çalışma koşulları, sosyal haklar ve sürdürülebilir üretim alanları istiyoruz” ifadelerini kullandı. Tiyatro sanatçısı Yağmur da emekçi dostlarıyla birlikte 1 Mayıs’ta alanlarda olacağını belirterek, “Sahne önünde ve arkasında fiziksel ve duygusal baskılar ile güvencesizlikler var. Örgütlü bir şekilde alanlarda olmak, sesimizi daha güçlü duyurmamızı sağlar” dedi.

Hak Arayışı ve 1 Mayıs Vurgusu

Tiyatro sanatçısı ve oyun yazarı Hazal ise konservatuvardan mezun olduğu günden bu yana işsizlik, ekonomik kaygılar ve sansür gerçeğiyle sanat yapmaya çalışan bir emekçi olarak 1 Mayıs’a katıldığını belirterek, “Sanat emekçileri insani koşullarda çalışamıyor, emeklerinin karşılığını alamıyor ve işsizlikle mücadele ediyor” dedi. Tüm bu sorunlara karşı 1 Mayıs’ta alanlarda olmanın önemine dikkat çeken Hazal, “Bütün emekçiler gibi haklarımıza sahip çıkmak ve sorunlarımızı dile getirmek için alanlarda olmalıyız” çağrısında bulundu.

GÖRSEL VE KAYNAK: https://www.evrensel.net/haber/5981710/bireysel-hareket-ettigimizde-yalniz-kaliyoruz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir