Kardiyoloji Uzmanı Bünyamin Yavuz, Hipertansiyonun dünya genelinde her üç yetişkinden birini etkileyen ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Yavuz, uzun süre kontrol altına alınmayan hipertansiyonun kalp ve damar sisteminde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Kalp üzerindeki yük giderek artıyor Yüksek tansiyonun kalbin daha fazla çalışmasına neden olduğunu ifade eden Yavuz, bu durumun zamanla kalp kasında kalınlaşmaya yol açtığını söyledi. Başlangıçta uyum mekanizması gibi görülen bu durumun ilerleyen süreçte kalbin gevşeme ve kasılma fonksiyonlarını bozarak kalp yetmezliğine zemin hazırladığını vurguladı. Hipertansiyonun kalp üzerinde çok yönlü etkiler oluşturduğunu belirten Yavuz, “Kalp kasında kalınlaşma oksijen ihtiyacını artırırken, koroner damarlar üzerindeki baskıyı da yükseltiyor” dedi. Hastaların çoğu zaman ancak baş ağrısı, çarpıntı ve nefes darlığı gibi şikayetler ortaya çıktığında doktora başvurduğunu, bu noktada ise hastalığın genellikle uzun süredir devam ettiğini ifade etti. Damar yapısı da zarar görüyor Hipertansiyonun yalnızca kalbi değil, tüm damar sistemini etkilediğini belirten Yavuz, sürekli yüksek basınca maruz kalan damarların zamanla esnekliğini kaybederek sertleştiğini söyledi. Bu sürecin Ateroskleroz gelişimini hızlandırarak kalp krizi ve inme riskini artırdığına dikkat çekti. Küçük damarların da bu durumdan etkilendiğini belirten Yavuz, böbrekler, beyin ve göz gibi organlarda mikrovasküler hasar oluşabileceğini ve bunun organ fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. Erken tanı büyük önem taşıyor Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermediği için “sessiz ilerleyen” bir hastalık olduğunu vurgulayan Yavuz, düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını belirtti. Erişkin bireylerin yılda en az bir kez tansiyonlarını ölçtürmesi gerektiğini, risk grubundaki kişilerde bu sıklığın artırılması gerektiğini söyledi. Yaşam tarzı değişiklikleri belirleyici Hipertansiyon yönetiminde ilaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de kritik rol oynadığını ifade eden Yavuz, şu önerilerde bulundu: Tuz tüketimini azaltmak Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek Haftada en az 150 dakika fiziksel aktivite yapmak Fazla kiloyu kontrol altına almak Stresi yönetmek Tütün ürünlerinden uzak durmak ve alkolü sınırlamak Bu alışkanlıkların kan basıncını düşürmede önemli etkisi olduğunu vurguladı. Kontrol edilmezse ciddi sonuçlar doğurabilir Hipertansiyonun tedavi edilmediği durumlarda kalp yetmezliği, kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Yavuz, hastalığın yalnızca tansiyon yüksekliği olarak değil, çok yönlü bir risk faktörü olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Yavuz, “Hipertansiyon erken dönemde fark edilip kontrol altına alınırsa yönetilebilir bir hastalıktır. Ancak ihmal edildiğinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir” diyerek düzenli takip ve bilinçli yaklaşımın önemine dikkat çekti. Haber Giriş:7.05.2026 – 23:23 Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/sessiz-katile-dikkat-kalbi-yavas-yavas-yoruyor-geri-donusu-olmayan-hasarlar-birakiyor-2501733 Yazı gezinmesi Karın Şişliği ve Erken Doyma Yaşıyorsanız Dikkat: Yumurtalık Kanserinin Belirtisi Olabilir Araştırma Ortaya Koydu: Akşam Yemeği Uyku Kalitesini ve Ertesi Günkü Beslenmeyi Belirliyor