Haber Yayın Tarihi: 31.03.2026 14:42 Vecdi Erbay, Dipnot Yayınları’ndan çıkan “Sol Elin Hatırası” adlı öykü kitabıyla yaklaşık 20 yıl aradan sonra yeniden okuyucularıyla buluştu. Her öyküsünde şairliğine rastlamak mümkün olan Erbay’ın yeni kitabı, 20 yıl sonra açılmış bir yol gibi… Gazeteci- Şair-Yazar Vecdi Erbay, Dipnot Yayınları’ndan çıkan Sol Elin Hatırası adlı öykü kitabıyla yaklaşık 20 yıl sonra yeniden okuyucularıyla buluştu. Kendisi her ne kadar şair olarak anılmak istediğini söylese de, en bilindik sıfatı gazeteci kimliğidir. Gazeteciliğini yakından takip edenler, ‘20 yıl sonra öykü kitabı çıkardı’ cümlesine şaşırır. Çünkü onun haberlerinin her biri aynı zamanda birer öyküdür. Şimdilerde çok az yazıyor olsa da, Diyarbakır sokaklarının havasını teneffüs ederken karşılaştığı insanlarla muhabbetini çoğu zaman öykü diliyle haberleştirir. Bundan olsa gerek, ben de ‘20 yıl mı geçmiş?’ diye şaşırdım. Usta işi öykülerKitabın kokusu henüz tazeyken, İlke TV’den Sevda Çetinkaya ile yaptığı söyleşide Vecdi Erbay, hayatına ve kitabın hikayesine dair önemli bilgiler paylaşıyor. Programın spoiler içerdiğini baştan belirtelim… Vecdi Erbay’ın kitabında 7 öykü bulunuyor. Sol Elin Hatırası öyküsünün özel bir anlamı olduğu için, bunun neden özel olduğunu TV programında bulabilirsiniz. Ben ‘Neden bu?’ demeyeceğim. Ancak kitabın adının yayınevine gönderildiği dönemde ‘Hayalet ve Diğerleri’ adıyla kalmasının daha uygun olacağını düşünüyorum. Kitaptaki en uzun öykü olma özelliğinin yanı sıra, konu bakımından da oldukça etkileyici bir öykü. Okurken kıpır kıpır olunan, farklı ünlemlerle öykünün içine girilen cinsten. Kitaptaki diğer öykülerden bazı izler taşıyan bu öykünün –diğerlerinin hakkını yemeden– oldukça ustaca ve emek verilerek yazıldığı, ortaya çıkan üründen belli oluyor. Kürtlerin yaşamına dair özetlerBaşta kitaba adını veren Sol Elin Hatırası öyküsü olmak üzere, kitapta Kürtlerin yaşamına dair ‘özetler’ de bulmak mümkün. Bazı Kürtçe diyaloglar, yaşantılar, sokak tasvirleri… Öyküler, zaman zaman Diyarbakır’da bir Kürt evine konuk olmuş hissi yaratıyor. Heval, asker, eylemde gözaltına alınmış biri… Mekan olarak İstanbul’un tercih edildiği bölümlerde ise, yazarın İstanbul’u iyi bildiği izlenimi ile birlikte ‘memleketin’ kokusu da öyküye yansıyor. Bunu yazar bazen, Mardinli olması hasebiyle yapmıştır muhakkak – içli köftenin adını öykünün bir yerinde geçirerek de gösteriyor. ‘Şair olarak anılmak isterim’İlke TV’deki programda Erbay, “En çok şair olarak anılmak isterdim” diyor. Öykülerinde, yazarın şairliğinin izleri sıkça görülüyor. Her bir öykünün başına, farklı şairlerden dizeler ekleyerek bunu açıkça ortaya koyuyor. Her öyküde şairliğine rastlamak mümkün; ancak Sol Elin Hatırası adeta uzun bir şiir gibi! Yazar, kendinden izleri de öykülerine katıyor. En fazla izi Sol Elin Hatırası öyküsü taşıyor; fakat diğer öykülerinde de Erbay’ın izlerine rastlamak mümkün. Örneğin Yalnız Adam’ın Türküsü öyküsünde at yarışı bülteni çıkaran karakter, ondan başkası değil. Vecdi Erbay, öykülerinde okuyucusunu her zaman şaşırtıyor. Hem Karşılaşma hem de Hayalet ve Diğerleri gibi öykülerle… Okuru bol, yeni kitaplar için 20 yıl sonra yeniden açılmış bir yol olsun… GÖRSEL VE KAYNAK: https://www.evrensel.net/haber/5977436/her-oykude-sairligine-rastlamak-mumkun Yazı gezinmesi Klasik sessiz filmler, özel gösterimlerle yeniden beyaz perdede izlenebilecek. Ateşten Masallar: Seramiğin Dönüştürücü Gücü Fırça Sanat Galerisi’nde