Haber Yayın Tarihi: 18.03.2026 21:27 Outgoing turizmde artan maliyetler, vize sıkıntıları ve küresel belirsizlikler sektörü dönüştürürken, OTTO DMC, mevcut iş modellerinin sürdürülebilirliğine dair önemli bir uyarıda bulundu. Şirket, sektörün ayakta kalabilmesi için paydaşlar arasında daha güçlü iş birliği ve esnek stratejilerin artık zorunlu olduğunu vurguluyor. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler, ekonomik dalgalanmalar ve vize süreçlerindeki yapısal sorunlar, Türk turizm sektörünün outgoing operasyonları üzerinde benzeri görülmemiş bir baskı oluşturdu. Bu yeni dönemde sadece operasyonel süreçleri yönetmek yetmiyor; kapsamlı bir risk ve belirsizlik yönetimi yaklaşımı zorunlu hale geliyor. OTTO DMC, sektörün geleneksel mass turizm anlayışının mevcut koşullara yanıt veremediğine dikkat çekerek, daha esnek, dayanıklı ve paydaş odaklı yeni bir modele geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Küresel turizm gündeminde yaşanan hızlı değişimler ve artan belirsizlikler, sektörün tüm paydaşlarını yeni stratejiler geliştirmeye zorlarken, OTTO DMC CEO’su Cem Yağlıoğlu da outgoing turizmdeki derinleşen riskler ve dönüşüm ihtiyacına dair önemli bir değerlendirme paylaştı. “Türk turizm sektörü, outgoing operasyonlarında tarihsel bir sınavdan geçiyor. Jeopolitik gerilimler, ekonomik dalgalanmalar ve vize süreçlerindeki darboğazlar, bizi yalnızca operasyon yönetmeye değil, kapsamlı bir risk ve belirsizlik yönetimi stratejisi geliştirmeye zorlamaktadır. OTTO DMC olarak mass turizm modelinin sürdürülebilirliği; paydaşların kolektif bilinçle hareket etmesine ve geleneksel yöntemlerin ötesine geçmesine bağlıdır” dedi. Kritik Odak Alanları ve Uygulama Adımları Yağlıoğlu, bulunduğumuz ortamın etkilerini minimize etmek ve pazar payını korumak için sektör paydaşlarının odaklanması gereken temel alanları şöyle sıraladı: Esnek Rezervasyonlar ve Güvence Mekanizmaları “Belirsizliğin ön planda olduğu bir piyasada tüketicinin en büyük beklentisi güvendir. OTTO DMC olarak operasyonlarımızda, havayolu ve konaklama partnerleriyle yapılan anlaşmalarda esnek iptal/iade koşullarını standart hale getirmek artık bir tercih değil, sektörün itibar yönetimidir.” Ulaşım Maliyetlerinde Adil Çözümler “Sektörün en büyük maliyet kalemlerinden biri olan ulaşımda, havayollarının ‘yakıt farkı’ adı altında yansıttığı ek maliyetlerin daha şeffaf ve hakkaniyetli bir zemine oturtulması şarttır. Operasyon tarihleri ile uygulama tarihleri arasındaki maliyet artışlarının sadece acente ve tüketici üzerine yüklenmesi sürdürülebilir değildir. Bu yükün paydaşlar arasında adil şekilde dağıtılması, pazarın daralmasını önleyecek kritik bir adımdır.” Pazar Çeşitliliği ve Risk Yönetimi “Tek bir bölgeye bağımlılık, kriz anlarında operasyonel felç riskini artırır. Vize muafiyeti olan rotaların öne çıkarılması ve pazar dinamiklerine hızlı yanıt verebilecek alternatif destinasyon yönetimi, sektörün genel bağışıklığını güçlendirecektir.” Paydaş İş Birliği ile Güçlenen Sektör “Karşı karşıya olduğumuz zorluklar ancak acenteler, havayolları ve resmi otoritelerin ortak vizyonuyla aşılabilir. OTTO DMC olarak krizleri sadece aşılması gereken engeller değil, iş modellerimizi modernize etmek ve hizmet kalitemizi global standartların üzerine çıkarmak için bir fırsat olarak görüyoruz. Stratejik dayanıklılığımızı artırdıkça, Türk turizminin uluslararası rekabet gücünü korumaya devam edeceğine inanıyoruz” diye ekledi. GÖRSEL VE KAYNAK: https://www.turizmgunlugu.com/2026/03/18/otto-dmcden-kritik-uyari-outgoing-turizmde-eski-model-artik-yetmiyor/ Yazı gezinmesi KPop Demon Hunters, Kore’ye Rekor Turist Getirdi Corendon Airlines, “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” listesinde yer aldı!