Alaska açıklarında bulunan ıssız St. Matthew Adası’na II. Dünya Savaşı sırasında bırakılan yalnızca 29 ren geyiği, yıllar içinde bilim dünyasının en dikkat çekici nüfus patlamalarından birine sahne oldu. Ancak kontrolsüz büyüme, sonunda türün adadan tamamen silinmesiyle sonuçlandı.

Küçük Bir Sürü Dev Bir Nüfusa Dönüştü

ABD Sahil Güvenliği, 1944 yılında bölgede görev yapan personelin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla St. Matthew Adası’na 24 dişi ve 5 erkek ren geyiği yerleştirdi. Savaşın sona ermesinin ardından askeri tesis kapatıldı ve hayvanlar adada yalnız bırakıldı.

İnsan etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ren geyikleri doğal yaşamlarını sürdürmeye devam etti. Ancak adada onları avlayabilecek kurt, ayı veya başka büyük yırtıcıların bulunmaması, nüfusun hızla artmasının önünü açtı.

Doğal Denge Bozuldu

Yaklaşık 330 kilometrekarelik adanın geniş alanları, ren geyiklerinin temel besin kaynaklarından biri olan likenlerle kaplıydı. Bol besin ve avcı eksikliği sayesinde sürü kısa sürede büyüdü.

Bilim insanlarının kayıtlarına göre geyik sayısı 1957 yılında 1.350’ye ulaştı. Sadece altı yıl sonra ise nüfusun yaklaşık 6 bin bireye çıktığı belirlendi. Uzmanlar bu artışı, büyük memeliler arasında kaydedilen en hızlı nüfus yükselişlerinden biri olarak değerlendiriyor.

Aşırı Büyümenin Bedeli Ağır Oldu

Ancak bu hızlı büyüme uzun vadede ciddi sorunları beraberinde getirdi. Artan nüfus nedeniyle adadaki besin kaynakları hızla tükenmeye başladı. Özellikle yeniden oluşması uzun yıllar alan likenlerin büyük bölümü tüketildi.

Besin kıtlığına ek olarak 1963 ve 1964 yıllarında yaşanan sert kış koşulları da sürü üzerinde yıkıcı etki yarattı. Açlık ve olumsuz hava şartları nedeniyle binlerce ren geyiği kısa sürede yaşamını yitirdi.

Adada Artık Hiç Ren Geyiği Yok

1960’lı yıllardaki büyük çöküşün ardından ren geyiği nüfusu bir daha toparlanamadı. Zamanla erkek bireylerin ortadan kalkması nedeniyle üreme sona erdi ve sürü tamamen yok oldu.

Bugün St. Matthew Adası’nda tek bir ren geyiği bile bulunmuyor. Bilim insanları bu olayı, doğal kaynakların sınırlılığı ve ekosistemlerdeki dengenin önemi konusunda çarpıcı bir örnek olarak göstermeye devam ediyor.

Bilim Dünyası İçin Önemli Bir Ders

St. Matthew Adası’nda yaşananlar, bir türün doğal denetim mekanizmaları olmadan ne kadar hızlı çoğalabileceğini ve kaynakların tükenmesiyle nasıl büyük bir çöküş yaşayabileceğini gözler önüne seriyor. Olay, günümüzde ekoloji ve nüfus dinamikleri üzerine yapılan araştırmalarda en sık incelenen vakalardan biri olarak kabul ediliyor.

KAYNAK: https://www.sozcu.com.tr/29-geyikle-baslayan-hikayenin-sonu-kimsenin-bekledigi-gibi-olmadi-p324981 , https://www.istockphoto.com/tr/foto%C4%9Fraf/ren-geyi%C4%9Fi-s%C3%BCr%C3%BCs%C3%BC-bir-y%C4%B1ll%C4%B1k-ge%C3%A7i%C5%9F-kutup-tundra-%C3%BCzerinde-gm1097027060-294575580

Haber’in Alınma Saati: 23.14

Haber’in Tarih-Saati: 03.06 / 23.20

By ilayda

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir